Enerji Müzesi 28 Ekim-2 Kasım 2015 tarihleri arasında Cumhuriyet Bayramı ve Erken Genel Seçimde ziyarete kapalıdır.

santralistanbul.org

İklim Değişikliğinin Ciddiyetini Kavra, Kapalı Kapılar Ardındaki İstanbul'u Keşfet

 Bu haftanın dikkat çekici etkinliklerinden biri sizi ve çocuğunuzu küresel iklim değişikliğinin ciddiyetini kavramaya davet ediyor. Diğer önemli davet bir gezi projesinden; İstanbul'un normal koşullarda girilmesi mümkün olmayan mekanlarının kapıları açılıyor.


Birbiri ardına başlayan etkinliklerin hızlandırdığı şehir yaşamı bugünlerde bizi hemen her gün bir 'aksiyona' davet ediyor. Gazetelerde, televizyonlarda, ilanlarda önümüzden akacak onca duyuru arasında dikkat çekici ikisini öne çıkarmak istedik.


Kayıtsız kalınamayacak etkinliklerin ilki,-dünyanın yakıcı sorunlarından iklim değişikliğini konu edinen, çocuğunuzu alıp gidebileceğiniz bir sergi.


Diğeriyse İstanbul'un, her gün önünden geçtiğimiz, admı duyduğumuz ama içeri girilmesi pek mümkün olmayan yapılarını, mekanlarını kapsayan gayet iyi düşünülmüş bir gezi projesi. Bu iki daveti kabul ettiğinizde sizi nelerin beklediğine gelince...


Sizi 'İklim Elçisi' Yapacak Bir Sergi

 

Amerikan Doğal Thrih Müzesi dünyanın önemli müzelerinden biri. Kurulduğu 1869'dan bu yana bilimsel kurumlarla işbirliği yaparak yılda iki büyük sergi düzenliyor. 2008'de açtığı İklim Değişikliği sergisi 237 bin kişi tarafından gezilmiş, konuyla ilgili haberlerin sıçrama yapmasını sağlamış bir sergi. Bu önemli sergiye 4 Ekim 2011 -15 Ocak 2012 arasında, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin Silahtarağa'daki sergi alanı santralistanbul ev sahipliği yapacak.


Sergi, kutup ayısı, tilki gibi Bulgar Kilisesi canlıların bire bir modellerinden, küresel ısınmanın iklimi nasıl etkilediğini anlatan mekanizmalara kadar uzanan eğlenceli sekiz bölümden oluşuyor. Bir stantta su seviyesinin yükselmesinin kara yerleşimlerini, buralardaki yaşamı nasıl etkileyeceğini Manhattan adasının modeli, üzerinde görebiliyorsunuz örneğin. İzleyenlerin birer 'iklim elçisi'ne dönüşmesini hedefleyen serginin ana fikrinin, 'alternatif enerji kaynaklarına yönelmemizin önemi' olduğunu söyleyebiliriz. Bireysel çabaların olumlu etkisine özellikle vurgu yapılan sergide, izleyiciler 'karbon ayak izi'ni küçültmeye davet ediliyor. Kavramın anlamından ve 'küçültme' işinden kısaca bahsedebiliriz; 'karbon ayak izi', insan faaliyetlerinin ürettiği, çevreye zararlı sera gazı miktarını karbondioksit birimiyle ölçen bir kavram. Birincil ve ikincil ayak izleri başlığı altında iki bölümde ele alınıyor.


Birincil ayak izi, evsel enerji tüketimi ve ulaşım dahil olmak üzere fosil yakıtlarının yanmasından ortaya çıkan doğrudan karbondioksit emisyonlarının; ikincil ayak izi ise kullandığımız ürünlerin tüm yaşam döngüsüyle (bu ürünlerin imalatından en sonunda bozulmalarına kadar uzanan aşamalar) ilgili olan dolaylı karbondioksit emisyonlarının ölçüsü. İlkini küçültmek için tatillere uçakla gitmemek, güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kullanmak, ikincisini küçültmek için ise kırmızı et tüketimini azaltmak, uzak ülkelerden gelen tüketim malzemelerini azaltmak gibi uygulamalar öneriliyor.